İşim gereği  medyayı baya takip ettiğimi sanıyordum ama, algıda seçicilikten midir, nedir ? Son yıllarda güzellik yarışması gibi şeyleri unutmuştum. İtiraf etmek gerekirse selvi boylu hanımlar, salına salına yürürlerken,  bir fesatlık, bir fenalık silsilesi yaşadığım gerçeği olabilir bunun sebebi. ( hele hele feşın tivi, viktoryanın melekleri vs.. komple algılarım kapatılmış durumda...)
Aslında güzellik yarışmaları bir ulusal maç, bir örevizyon kadar önemli bence. Yarışmada ülkemizi temsil edenler dereceye girerse bir gurur, bir coşku; oldu da dereceye giremediyse bir gıybet, bin husumet sarar hepimizi.....
Bu seneki Norveç yarışmasına gözatarken, bir de ne göreyim? O selvi boylu hanım kızlardan birinin adı Gülsüm !!!  İlk şoku atlattıktan ve bu kızların hepsinin teyzesi annesi yaşında olduğumu hatırladıktan sonra, mantıklı düşünebilmeye başladım. Dedim bu güzel kızı nereden bulurum ben?


İnsanın bazen gökte aradığı, burnunun ucuna çıkıveriyor. Stil danışmanı bir arkadaşım:

-Norveç Miss Universe yarı finalinde bir Türk kızı var gördünmüüüü!!! '

Deyince hemen atladık, bir ifadesini aldık sevgili Gülsüm Tulun'un ....


-Merhaba Gülsüm seni ilk kez Norveç Miss Universe yarı finallerinde gördük, yarışma dışında Gülsüm kimdir neler yapar?
-1993 Oslo doğumluyum. Şu an Handelshøgskolen BI regnskap og revisjon yani mali müşavirlik alanında birinci sınıf öğrencisiyim. Biz 5 kardeşiz, ben ve küçük kardeşim ailemizle yaşıyoruz, diğer ablalarım evli. Ablamlar benim bir nevi rehberim, ailem olmazsa olmazım. Ailem en büyük destekçim. Onlarla çok gurur duyuyorum.
Daha çok gencim öğrenecek çok şey var hayatta, kendimi geliştirmeyi, kitap okumayı, yeni şeyler ve yerler görmeyi seviyorum. Hırslı bir yapım olduğu doğrudur, ama tek rakibim kendimim. Kendimi aşmak ve daha iyilerini başarmak için çalışıyorum.
-Boş zamanlarında neler yapıyorsun?
-Genelde vaktimi spor yaparak geçiriyorum. Onun dışında gezmeyi, arkadaşlarımla vakit geçirmeyi seviyorum. Yakın dostlarım, beni ben olduğum için seven arkadaşlarım var. Bir de alışveriş yapmaktan hoşlanıyorum. Alışveriş yapmayı kim sevmez ki?
-Spor seven bir insansın anlaşılan, yaptığın bir takım sporu var mı?
-Maalesef yok. Çoğunlukla spor salonlarında çalışıyorum. Önceden çok zayıftım, şimdi profesyonel bir spor eğitmeniyle çalışıp, hem sağlığımı, hem de bu yarışma için formumu korumaya özen gösteriyorum.
-Bu yarışmaya katılmak nereden geldi aklına , nasıl karar verdin?
-Küçüklüğümden beri çok istiyordum böyle bir yarışmaya katılmayı. En büyük hayallerimden biriydi, ama kendimi bir türlü hazır hissetmiyordum. Çünkü okula gidiyordum ve bir yandan da çalışıyordum. Hem okul masraflarımı hem de cep harçlığımı çıkarıyordum.
-Evet güzel bir noktaya değindin. Norveç'te lise ve üniversite öğrencileri,  parttime işlerde ya da yaz tatilllerinde çalışıyorlar. Bravo sana da :) Hem biraz iş hayatını, hem de para kazanmanın ne demek olduğunu erken yaşlarda öğrenmişsin.
-Evet hem okul hem iş derken bir türlü yarışmaya odaklanamamıştım. Bu sene yaşım 22. Geç kaldığımı düşünüp, ileride pişman olmaktansa; bu sene katılmaya karar verdim. Tabi sporun bana sağladığı özgüven ve gücün de etkisi oldu.
-Hiç seçilemeyeceğini düşünüp endişelendin mi?
-Başvurumun ertesi günü, kabul edildiğimi öğrendim ve bir macera böyle başlamış oldu.
Ama tabi bu hem benim, hem de ailem için baya sürpriz oldu.
Tek Türk kökenli yarışmacı bendim.
-Peki mali müşavirlik okuduğundan bahsettin, elbette bu meslekte kariyerini ilerleticeksin peki eskiden beri istediğin hayalini kurduğun meslek bu muydu, yoksa başka şeyler varmıydı kafanda?
-Ben küçükken Türk Havayollarında hostes olmayı istiyordum. Dünyayı gezmenin çok keyifli olacağını düşünüyordum. Ama sonra çok yorucu, çok özveri isteyen bir iş olduğunu duydum. Masa başı işlerle ilgilenmeye başladım ve mali müşavirliği seçtim.  Tabi bu meslekte kariyerimi ilerletmek için önce 3 sene bachelor eğitimimi tamamlamam ve diplomamı almam lazım. Bu süre zarfında farklı alanlardaki iş tekliflerine açık olabilirim.
-Yani sen de medya dünyasından gelebilecek tekliflere sıcak bakıyorsun?
-Oyunculuk ve modellik denemeyi istediğim işler. Fırsatım olursa eğitimini alıp bu alanlarda şansımı denemeyi düşünüyorum.
-Peki yarışmaya seçildiğini insanlara ilk söylediğinde nasıl tepkiler aldın?
-Ailem çok mutlu oldu ve beni destekledi. Arkadaş çevremin bir bölümü beni tebrik etti, ama maalesef bir kısmı sıcak bakmadı. Bu yarışma hakkında biraz önyargılılardı. Ancak sosyal medyada beni hiç tanımayan takipçilerimin sıcak ilgisi beni daha çok cesaretlendirdi. Ben de bu negatif yorumlara çok takılmadım. Ama bu tarz şeyler biliyorsun her meslekte, her insanın başına geliyor.
-Seni destekleyenler arasında en çok kimler var?
-Tabi en çok Norveç'te yaşayan Türkler'den mesaj ve destek alıyorum.
-Bir başka şeyi daha öğrenmek istiyorum. Sen Türk bir ailenin burada doğmuş büyümüş kızısın. Bizim gibi sonradan gelenlerden daha çok memleketlimizi tanıyorsun. Şimdiye kadar pek kimselerle karşılaşmadık Norveç medyasında Türkiye'den gelen, sence neden bu böyle?
-Aslında bizlerden çok yetenekli insanlar var.  Ama biraz göçmen olmanın verdiği bir çekingenlik de var. Sadece güzellik yarışması değil, pek çok yetenek yarışması, sanat dalında organizasyonlar var Norveç'te. Bu gibi yerlerde, sanat dallarında, medyada daha çok insan görmekten gurur duyarım. Yeter ki cesaret etsinler, korkmasınlar.
-Evet benim de dikkatimi çeken bir durum bu. Pek çok şeyden şikayet edip, hiç bir şey yapmıyoruz galiba.
-Katılımcı olmak, sosyal hayatın içinde kendimizi göstermek zorundayız.

-Kendine rol model olarak seçtiğin birileri var mı? Hatta şöyle sorayım Türkiye'den ve Norveç'ten birini söylemeni istesem kimleri sayarsın?

-Türkiyede Fehriye Evcen diye bir oyuncu var ona bayılıyorum. O da yurtdışında doğmuş, büyümüş bir insan. Ama Türkiye'de oyunculuk dersleri alarak kendini çok geliştirmiş. Hem konuşması, hem tavrı, hem oyunculuğuyla adından oldukça bahsettirdi.
Norveç'te ise en çok beğendiğim kişi Mette Marit. Hem çok sade, hem çok asil. Herşeyiyle örnek alınacak bir kadın.
-Mette Marit kim diye merak eden olursa  hemen söyleyelim. Kendisi veliaht prens Håkon Magnus'un eşi. Yani prenses ... Hayat hikayesini internetten bakıp öğrenebilirsiniz.  Parantez arası bilgi olarak son derece alçakgönüllü ve sportmen olması ile taktirleri toplayan, halk tarafından çok sevilen bir prenses olduğunu belirtelim.

 

"Nasıl poz verirsek verelim fotojenik olamamanın ızdırabını yaşıyordum, bu yüzden güdürerek bir özçekim yapmaya karar verdim :)"


-Peki insanlar seni yeni yeni tanımaya başlıyorlar. Fotoğrafarını görünce Maşşallah ne güzel kızmış diyorlardır. Klasik bir ropörtaj sorusu olacak ama güzellik sırların neler?
-Bizler Karadenizli olduğumuz için, annem bol bol sebze yemekleri yapar.  Çok çeşitli ve sağlıklı besleniriz. Sanırım en çok beslenmenin etkisi. Bir de spora başlamak faydalı oldu galiba. Bunların dışında özel bir sırrım veya sihirli bir formulüm yok.
-Peki sihir demişken,  sihirli bir değneğin olsa  dünya üzerinde neyi değiştirir veya yok ederdin?
-Tabi ki öncelikle savaşları ortadan kaldırırdım. Maalesef pek çok yerde masum insanların katledilmesi, herkes gibi beni de çok üzüyor. Son günlerde gelen her şehit haberiyle ben de kahroluyorum. Mülteci çocuklara çok üzülüyorum.
-Yarışmanın işleyiş sistemi nasıl peki? Ne zaman ne olacak?
-Yarışmanın kesin tarihi henüz belli değil ama Nisan sonunda bir eleme daha olacak. Şu anda 24 kişiyiz ve bu elemeden sonra sayı 15 kişiye inecek.
Ardından da büyük yarışma yapılacak.
-Peki bu Nisandaki ilk elemeye kadar sizler neler yapacaksınız?
-Burdadaki sistem ve puanama biraz farklı. Öncelikle bizlerin o tarihe kadar kendimize sponsorlar bulmamız lazım. Kendimize bir blog hazırlamamız lazım. Çekimlerimiz olacak. Ve yaptığımız yayınladığımız her şey için puan alacağız.
Oylamanın %70i jüri puanlaması ve %30u halk oylaması. Ama jüri oyları da yarışmacının ne kadar aktif olduğuyla ilgili olarak artıyor veya azalıyor. Mesela ben ne kadar çok sponsor bulursam, ne kadar çok blog yayınlar fotoğraf çekimi yapar ya da medyada yer alırsam, puanım doğal olarak daha da çok artacak.
-Yani kampa girdik biz ne kadar güzeliz diye dolanmak yetmiyor.
-Tabi burada önce ne kadar hevesli ve istekli olduğumuzu göstermemiz, ardından çokça çalışmamız, medya da yer almamız  gerekiyor. Bu arada sponsorum olan Skinnarbu Nationalpark hotell ve yöneticilerine teşekkür ederim.

-Son olarak takipçilerine söylemek istediğin bir şey ? Seni destekleyenlere iletmek istediğin mesajın var mı?
-Beni takibe devam etsinler, elbette facebook beğenileri de önemli. Sponsor olmak isteyen olursa benimle iletişime geçebilir.
Kişisel blog adresim:
http://www.missnorway.org/blogg/missublogg/blogger/gulgul.html
facebook hayran sayfam:
https://www.facebook.com/missunorway.gulsumtulun/
instagram hesabım
https://www.instagram.com/nataliegul
Çok teşekkür ederim Gülsüm. Sana iyi sanslar diliyoruz...

Styling: Berna Follegg
Fotoğraf: Noroutine Design - Sedef Husevaag https://www.instagram.com/no_routine/